|
Hiperbarik Oksijen Tedavi Teknikleri
1)
1930'lu yıllardan itibaren dekompresyon hastalığına tutulan dalgıç ve yüksek
basınçlı ortamda çalışanların rekompresyonu için kullanılan basınç odalarında
uygulanan tedavi yöntemi Hiperbarik oksijen (HBO2) olarak adlandırılmaktadır.
Günümüze dek yapılan çalışma ve araştırma sonuçları HBO2'in birçok hastalığın
tedavisinde yer alabileceğini göstermiştir. Bu konuda International Committee of
Hyperbaric Medicine (ICHM) ve Underwater and Hyperbaric Medical Society
(UHMS)'in tedavi sonuçları ve başarı yüzdeleri üzerine yapılmış çalışmalara göre
HBO2'in hangi hasalıklarda tedaviye ne oranda katılabileceği saptanmıştır.
2) Hiperbarik
oksijen, normal atmosfer basıncının (1 ATA = 760 mmHg) üzerinde 2, 2.5, 3 ATA'ya
kadar yükseltilen basınç altında, kapalı silindirik bir oda içinde, konforlu bir
ortamda hastaların %100 oksijen solumaları yoluyla gerçekleştirilen sistemik bir
tedavi yöntemidir. Dünyanın çeşitli araştırma ve tedavi enstütüleri verilerine
göre süre ve doz profilleri ortaya konmuş ve benzer tedavi protokolleri yaygın
şekilde kullanılarak geniş kabul görmüştür.
3) Arteryel
oksijen basıncı (PO2) 3 ATA basınç altında %100 oksijen solunduğu zaman
2100-2200 mmHg' ya yükselir. Doku PO2'si de buna yakın değerlere çıkar. Normal
atmosferik basınçta, PO2 95-97 mmHg'dır. Arttırılan PO2'nin etkisi ile normal
fonksiyone kapillerlerden, hipoperfüze hipoksik yara bölgelerine artan düzeyde
oksijen perfüzyonu sonucunda hipoksik dokuda oksijen basıncı yükseltilir. Bu,
polarografik oksijen ölçümleri ile gösterilmiştir.
4) Hastanın
durumuna ve hastalığına göre yapılan protokollere uygun olarak günlük bir ya da
iki seans uygulanan HBO2 ile:
a- Kapiller proliferasyon için destek sağlayan kollajen üretiminde ve fibroblast
bölünmesinde artış sağlanır. Böylece enfekte açık amputasyon stump'unda,
greftlenmiş kemikte veya dokuda zengin vasküler yatak oluşumu çok hızlanır.
Vasküler zenginleşme ve doku PO2 artışı ile bölgesel perfüzyon yetmezliğinde ,
enfekte diabetik ülserde, dekübitus ülserinde, kronik osteomyelitte, kompartman
sendromunda, parçalı enfekte kırıkta iyileşme hızı artmış olur.
b- Hipoksik ve enfekte dokuda tam fonksiyone olmayan lökositlerin fagositoz
yeteneklerinde artma oluştuğu gibi, fagositlerin içine aldıkları bakterileri
öldürme hızlarında da artış meydana gelmektedir.
5) Acil
olgularda HBO2 uygulamasıyla yaklaşık 2200 mmHg'lık arteryel oksijen basıncı:
a- Gazlı gangrende mikroorganizmanın oluşturduğu toksin üretimini inhibe eder ve
mutlak anaeroblar üzerine bakteriolitik etki gösterir.
b- Fiziksel olarak çözünen oksijenin artan miktardaki varlığı ile santral sinir
sistemi enzim yapılarını ve hemoglobini tutan karbonmonoksitin ayrışma hızını
arttırır. Santral sinir sisteminde, myokard hücrelerinde, hücresel solunum
enzimlerine bağlanan karbonmonoksitin eliminasyon hızı ileri derecede artar.
Yapılan araştırmalar bu hızın 23 dakika gibi kısa bir süre olduğunu
göstermiştir.
6) Basınç odasındaki hava basıncının, deniz seviyesindekinden (1 ATA)
daha yüksek değerlere çıkartılması:
a- Dekompresyon hastalığı gibi kompleks dalgıç hastalıklarında koagülasyon ve
benzeri mekanizmaları tetikleyen doku ve intravasküler gaz kabarcıklarının yok
edilmesini sağlar.
b- İatrojenik intravasküler gaz embolisinde veya dalışa bağlı pulmoner
overinflasyon sendromunda oluşan intravasküler gaz embolisinin hasara uğratacağı
santral sinir sistemi başta olmak üzere, diğer hayati organları etkileyen gaz
kabarcıklarının kompresyonunu sağlar ve oksijen perfüzyonunu düzeltir.
7) Beyin
ödemini ilk uygulamada %30'un üzerinde azaltan HBO2 çevre dokunun normal
arteriollerinin vazokonstrüksiyonu sağlayarak ve hipoksik kapillerlerin
permeabilite artışını düzelterek beyin ödemini geriletir. PO2'nin yükseltildiği
durumlarda oksijen diffüzyonu normalin 4 katına çıkarılabilir ki bu da ödem
gelişmiş dokularda 2 kapiller arasındaki mesafenin genişlemesiyle ortaya çıkan
hipoksiyi ortadan kaldırır.
|